'Vedalaşmanın ilmini yaptım ben,
Sürgünlerin uzmanlığını.'
Cevat Çapan

Kadıköy'de sulukarın yüzüme kamçı gibi vurduğu o kış günü hatırımda,
Yürüyorum.




Çağın Ruhu'ndaki Kullanışlı Sapmalar
18'lik muhafazakar, kısa, tombul, kullanışlı, şeytani bir gay'in yine kullanışlı yerlerde kendine yer edinmiş gay'leri basamak olarak kullanarak yükseldiği, ilginç politik bir süreçten geçiyoruz. 
Başlıbaşına "case study" olabilecek sosyo-bio-politik bir durumla karşıkarşıyayız. 
İLginç ötesi bir durum!



               İNSANLAR
           
                VE

          BAŞAKLAR

            - Alerji Nesneleri-
                 





                                                         
İÇİMDEKİ ÇOCUK
(Altta başlattığım anket sorularına devamla: Sevmediğim ikinci iki kelime)

Bazı katillikler güzeldir. Gereklidir. Ergenlik bittiği zaman içindeki o arsız, hadsiz, edepsiz çocuğu öldürmek mesela. Kişiyi "insan" yapan yoldaki ilk adımdır. Başlangıç noktasıdır.
Bunu zamanında yapmazsan o kişiliksiz yaratık seni hayatın boyunca esir alır.  Bu sürecin sonunda karşımıza çıkan şey, psikopat bir insan müsveddesidir. 
“Yolda Olmak”çıların büyük çoğunluğu bunlar arasından yeşermiştir.
Dünyamızın bunlara değil, insan olmanın sorumluluğunu taşıyabilecek olgun, sağduyulu bireylere ihtiyacı vardır.
Hatice Ezgi Özçelik


YOLDA OLMAK

Hani bazı anketler vardır; en sevdiğin.....en sevmediğin.....vs. diye sorular soran. Bana da sorsalar en sevmediğim iki kelimeyi, benim cevabım “yolda olmak” olurdu. 
Sanki çok vaktimiz varmış gibi bir de keyiflene keyiflene, yollarda ipe un sererek, vakit kaybedelim. 
Dünya batmış, ahlak çökmüş, insan insanlığını kaybetmiş; biz biraz daha keyif çatalım yollarda. 
Siz siz olun “yollardayım” diyen birini görürseniz arkasından şöyle kuvvetlice ittirin. İttirin ki, ya tökezleyip olduğu yere yığılsın ya da hızlanarak varılacak hedefe odaklansın. 
Hatice Ezgi Özçelik
Üç Noktalı Şiir
Buzlucamın ardında gizlenen varoluş
dedi ki, öndekine
-Sen bir-yıllıksın!
(...)

European Tunes 6-7  
Hatice Ezgi Özçelik-Prag-Prague
Hatice Ezgi Özçelik-Prag-Prague
European Tunes 5


Eksik Şiir
İkinci
üçüncü
yoksa sekizinci
mısradan mı başlasam?
hepsi
bir işkencehanenin dehlizinde görünen
yaprak
Dahilim-sin

Gri bulutlar arasından süzülen güneş
kumlu umutlardaki
mavilik
Sahilim-sin
..........


Sanat bir by-product'dir. Yani ikincil ürün.
Birincil ürün ise sanatçının kendisidir.
Hatice Ezgi Özçelik



Hatice Ezgi Özcelik


Hatice Ezgi Özcelik
CAFE TOMASELLİ, SALZBURG -SİNCE 1704
Kafe Tomaselli, zamanı durduran kafe, 1704 ten beri Salzburg'da hizmet veriyor.
Dekorasyonuyla, gazete askılarıyla, mobilyalarıyla, menüsüyle, romlu kahveleriyle hala 1700'lerin atmosferini yaşatıyor.








European Tunes

European Tunes 1
                                                           

European Tunes 3




                                     



                                               
European Tunes 4

European Tunes 2


    

                       
HÜCUM ve RİCAT (MI?)

Günümüz fotoğraf sanatının iki önemli ismi Murat Germen ve Orhan Cem Çetin’in Evin Sanat Galerisi’nde açtıkları sergi birbirine zıt gibi görünen iki ayrı çalışmanın ürünü.

Sergide bizleri, Murat Germen’in üç boyutlu heykelimsi imgelerinde vücut bulan çağımızın mimari ve şehircilik anlayışının insanla buluşma noktalarındaki yıkıcı antiestetiğinin karşısında yer alan Orhan Cem Çetin’in buz içine hapsolmuş serin sakinliği karşılıyor. Ama bu karşılaşma "şimdilik" var gibi görünüyor. 

Birbirine zıt gibi görünen bu karşılaşma kendi içinde, gelecekteki bir birlikteliğin ve aynı noktada buluşacak olmanın ipuçlarını da barındırıyor.
İçten içe kaynayan fokurtuyu ve insanı inceden saran huzursuzluğu hissetmemek elde değil Orhan Cem Çetin’in buzdan imgelerinde. Murat Germen'de ise ahşap dokunuşlardaki ümit ve sıcaklığı...
Hatice Ezgi Özçelik






 


"Aynadaki yansımanızı yüzeydeki en ince ayrıntısına kadar çizseniz de oradaki kişilik nadiren başkalarının gördüğü 

gerçeğe yaklaşır." -Kazuo Ishiguro





"İnsan(lık) Sonrası Kimlikler"

Vahşi Kapitalizm'in sonuna gelindi.Şimdi sıra Yeni Kapitalizm'de. 
Yeni Kapitalizm'in aşırı arzularla körleşmiş, istikrarsız/değişken android kimlikli toplumlarını yaratmada...
"Blade Runner 49" ve onun üzerine Slavoj Zizek'nin yazdığı yazıya karşılık olarak 2013 Ekim'inde yazdığım "Kategorik Değerlendirme" yazısına sıkı sıkıya sarılmalı. Bunun sonunda; kaosu bile mumla arayacağımız bir yokluk/hiçlik çağıdır bizi bekleyen.


İyi bir komşu? Dost? Sevgili? 

Bahçende petunyalar, melisalar, yediveren çilekler, yaseminler, mor salkımlar, begonviller, küpeler, menekşeler varsa...(Bir de kitaplar? Ehh...!) 
(İnternet..? Medeniyet tamamen çökse de kurtulsak kendisinden)
Başka bir şeye ihtiyacın yoktur.

Cicero’dan çaldığımı zannetmeyin.
Herkes kendi yaşamının filozofudur!


KAFAMDA DELİ SORULAR!

Gidişat kötü. Kötü de, neden kötü? diye kendime bir soru sorduğumda vardığım sonuç: Wallerstein'ı okumuşlarla okumamışlar arasındaki savaşa işaret ediyor gibi. Savaşın taraflarından ve bugünkü  siyaseti dizayn eden politikaların mimarlarının (mimar demeyelim de "kalfa" demek daha doğru bir terim olur) okumasalar da içgüdüsel olarak ontolojik bir yok oluşa karşı koymak için gerici politikalar ürettikleri düşüncesi hakim olmaya başladı kafamda son zamanlarda.

"Hüloğ" diyen insanın varoluşsal süreçteki kalıcılık şansı "Demokrasi ve Adalet" diyenden daha fazla çünkü. Bu bağlamda, sonuç olarak düşüncemizi şu şekilde somutlaştırabiliriz: Dünyanın kaçınılmaz olarak iyi ve gelişmiş topluma doğru evrimleştiği, yani ilerlemenin bizlerin doğal mirası olduğu şeklindeki Aydınlanmacı önkabul bir çöpten ibarettir artık.

Hatice Ezgi Özçelik


PARİS'İN BİR BAŞKA YÜZÜ 
Kızım bu yıl Paris'in hiç bilmediğimiz, çok modern bir yöresinde ev kiralamış.
Değişik bir deneyim oldu. Fotoğrafları kaldığımız evin hemen yanında çektim.
Gideceklere tavsiye edilir.
DOĞUMGÜNÜ KUTLAMASI
Doğum günümü bu yıl geleneksel Paris'in ikonlarından St. Germain'deki Les Climate restoranında kutladık.
Menüde güvercin vardı. İlk önce karşı çıktım; katiyyen yemem bir daha güvercinlerin yüzüne bakamam, dedim ama özel çiftliklerde yetiştirildiği, tavuk yer gibi düşünmek gerektiği söylenince, ikna oldum. Çok lezzetliymiş... 😊